Donald Trump "yapay zeka" yerine neden "süper zeka" istiyor?
Özet haber: Donald Trump, ABD kurumlarına "yapay zeka" yerine artık "süper zeka" demeleri yönünde talimat verdi. Peki Trump neden bunu istedi ve uzmanlar nasıl yaklaşıyor?
Donald Trump, her şeye yeni bir isim vermeyi çok seviyor: Önce Meksika Körfezi'nin adını "Amerika Körfezi" olarak değiştirdi. Bu isim, ABD'nin resmî belgelerinde ve küresel ölçekte henüz kabul görmedi ama ardından Ontario Gölü geldi: ABD Başkanı'na göre burası da "Amerika Gölü" olarak adlandırılmalıydı.
Şimdi ise çağımıza damgasını vuran yeni bir teknolojiye, yani yapay zekaya başka bir isim verilmesini istiyor.
Başkan Trump, Eylül ayı başında Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda "yapay zeka" ifadesinin "yanlış" ve "isabetsiz" olduğunu ileri sürdü. Trump'a göre "üstün", "aşırı" ya da "en yüksek" zeka daha iyi alternatifler olabilirdi.
Trump destekçileri arasında sosyal medyada üç gün boyunca yapılan bir ankette katılımcıların yüzde 65'i "süper zeka" (SI) ifadesini tercih ederken yüzde 35'i "üstün zeka" seçeneğinden yana oldu. Bunun üzerine Trump geçen hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada bundan böyle ABD federal hükümetinin belgelerinde bu yeni ifadenin kullanılacağını açıkladı.
Teknoloji sektörü şimdiye kadar bu ifadeyi benimsemiş değil. Akademisyenler ise "süper zeka" kavramının, teknolojinin insanlardan her alanda üstün hale geleceği daha ileriki bir aşamayı tanımladığını belirtiyor. Onlara göre, mevcut yapay zeka modellerinin bu noktaya ulaşmasına daha yıllar var.
Washington Üniversitesi'nde bilgisayar bilimi ve mühendislik alanında emekli profesör olan Pedro Domingos, DW'ye şu değerlendirmeyi yapıyor:
"Yapay zeka çoğu durumda süper zeka değil, yalnızca farklı bir zekadır. Evet, yapay zeka insanlardan farklı şeyler yapıyor. Ama sırf bu nedenle ona 'süper zeka' demek yanıltıcı."
Bilgisayar bilimciler ve matematikçiler "yapay zeka" (İngilizce: artificial intelligence; kısaca AI) terimini ilk kez 1956 yılında ABD'nin New Hampshire eyaletindeki Dartmouth College'da düzenlenen bir yaz çalıştayında ortaya attı. Buradaki "yapay" kelimesi, doğal insan zekasından farklı olarak yalnızca "insan tarafından yapılmış" anlamına geliyordu.
Ancak bu adlandırmayı bütün uzmanlar benimsemedi. Pamela McCorduck, "Düşünen Makineler: Yapay Zekanın Tarihi" (Thinking Machines: The History of Artificial Intelligence) adlı kitabında yapay zeka öncülerinden Arthur Samuel'in görüşüne yer veriyor. Samuel, bu ifadenin insanda "gerçek olmayan bir şey" çağrışımı yaptığını düşünüyordu.
Buna rağmen "yapay zeka" terimi son 70 yılda yerleşti. Eleştirmenlere göre adı değiştirmek, yapay zekayla bağlantılı korkuları ortadan kaldırmayacak. Bunlar arasında işlerin kaybedilmesi, insanların gereksiz hale gelmesi ya da makineler üzerindeki kontrolün yitirilmesi gibi endişeler bulunuyor.
Domingos, isim değişikliğinin tam tersine bu kaygıları artırabileceği uyarısında bulunuyor:
"İsim değişikliği bu tür korkuları besliyor: 'Aman Tanrım, bu süper zeka ve bizi insan olarak gereksiz hale getirecek, bize karşı dönecek, işlerimizi elimizden alacak.' Yapay zekaya karşı tepkiyi en üst düzeye çıkarmak istiyorsanız ona üstün zeka deyin."
Toplumdaki endişeler hızla artıyor. Londra merkezli kamuoyu araştırma ve danışmanlık şirketi Public First'ın siyasi haber kuruluşu "Politico" için bu ayın başında ABD, Kanada, Fransa, İspanya, Almanya ve İngiltere'de yapılan bir araştırmada katılımcıların yaklaşık yarısı, yeni teknolojinin insanlığın yok olmasına yol açabileceği riskini azaltmak amacıyla yapay zeka alanındaki yeni gelişmelerin bir süre durdurulmasını destekledi.
ABD merkezli kamuoyu araştırma şirketi SSRS tarafından haber kanalı CNN için yapılan başka bir araştırmaya göre ise ABD'lilerin yaklaşık onda dokuzu, yapay zekanın insan zekasını aşması ihtimali karşısında heyecandan çok endişe duyuyor.
Bu kaygılar ABD Kongresi'ne de ulaşmış durumda. Vermont'un bağımsız Senatörü Bernie Sanders ve bazı diğer senatörler, insanlar tarafından kontrol edilemeyecek "yapay süper zekanın geliştirilmesinin kalıcı olarak yasaklanmasını" öngören bir yasa tasarısı sundu.
Tasarı ayrıca federal düzeyde gerekli test ve denetim mekanizmaları oluşturulana kadar ileri yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesinin askıya alınmasını talep ediyor.
ABD'deki büyük yapay zeka geliştiricileri, modellerini mümkün olduğunca gündemde tutmak istedikleri için Trump'ın önerdiği yeni adlandırmadan elbette memnun olabilir. Bu sistemler birçok özel görevde insanlardan şimdiden daha başarılı ve yakın zamana kadar Çin'deki rakiplerinin oldukça önündeydi.
Ancak Claude modelini geliştiren Anthropic ile ChatGPT'yi geliştiren OpenAI, borsaya açılma planlarını erteledi. Bazı piyasa gözlemcileri bunun nedenini, son dönemde yapay zeka modellerinin bilgisayar sistemlerine izinsiz eriştiği ya da yerine getirmemeleri gereken görevleri yaptığı olaylara bağlıyor.
Çinli modellerin çok daha düşük hesaplama gücüyle kalite farkını büyük ölçüde kapattığı bir dönemde, ABD'li geliştiriciler açısından hâlâ yapay zeka yarışının önünde oldukları izlenimini güçlendirecek bir isim değişikliği cazip olabilir. Goldman Sachs'ın verilerine göre yapay zekaya yapılan harcamaların yakında bir trilyon dolar, yani yaklaşık 880 milyar euro sınırını aşması bekleniyor.
2015 yılında yayımlanan "Ana Algoritma" (The Master Algorithm) kitabının yazarı Domingos şu görüşü dile getiriyor:
"ABD'li geliştiricilerin süper, hiper, üstün ya da başka türden bir zeka ifadesinden söz etmesi tamamen kendi çıkarlarına uygun. Çünkü bu, sistemlerinin yeteneklerini öne çıkarıyor. Bu düpedüz pazarlama."
Mevcut yapay zeka modelleri giderek gelişiyor ve birçok görevi şimdiden bağımsız olarak yerine getiriyor. Ancak geliştirme laboratuvarlarında bir sonraki aşama, yani kendilerini geliştirebilen yapay zeka sistemleri yoğun biçimde tartışılıyor. Buna "özyinelemeli öz-geliştirme" ya da İngilizce "Recursive Self-Improvement" ifadesinin kısaltmasıyla RSI deniyor.
Elon Musk, yapay zekanın öğrenme süreçlerinin bu yılın sonuna kadar ya da 2027'ye dek, insan girdisine gerek kalmadan otomatik hale gelebileceğini öngördü. OpenAI ise bunun yaklaşık bir yıl daha uzun sürebileceğini düşünüyor. Ancak bu durumda bile yapay zeka sistemleri tamamen özyinelemeli olmayacak.
İsviçre'de çalışan Alman bilgisayar bilimci Jürgen Schmidhuber, Eylül ayı başında yayımladığı bir blog yazısında şu değerlendirmeyi yaptı:
"Tam anlamıyla bir RSI için yalnızca kendini geliştiren bir yapay zeka yazılımı değil, aynı zamanda kendini geliştirebilen donanım da gerekiyor."
Başka bir ifadeyle süper zekaya ya da RSI'a ulaşabilmek için teknoloji şirketlerinin çipler ve insansı robotlar üretmesi, hatta hiçbir insan katkısına ihtiyaç duymadan çalışan fabrikalar kurması gerekecek.
Yapay zeka çip geliştirme sürecini hızlandırsa da üretim sürecinin tamamını henüz tek başına gerçekleştiremiyor. Makinelerin herhangi bir insan müdahalesi olmadan kendilerini geliştirebileceği bir noktaya ulaşılması muhtemelen daha onlarca yıl sürecek.
Ancak "süper zeka" ifadesinin yerleşip yerleşmeyeceğinde makine öğrenimi üzerine çalışan bilim insanlarının yanı sıra siyaset de önemli rol oynayacak. Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in bu ifadeyi beğendiğini öne sürse de Çin'in "yapay zeka" kavramından vazgeçmeye hazırlandığına dair henüz herhangi bir işaret bulunmuyor.
Trump salı günü teknoloji sektörünün önde gelen temsilcilerinin katıldığı bir zirvede, ABD federal kurum ve kuruluşlarına "süper zeka" ifadesini kullanmaları talimatını veren bir başkanlık kararnamesini imzaladı. Büyük teknoloji şirketlerinin bazı önde gelen isimleri bu ifadeyi benimsemiş olsa da uzmanlar kavramın genel kabul görmesini pek olası bulmuyor.
"Yapay zeka alanında çalışan insanların çoğunun siyasi eğilimleri düşünüldüğünde, tam tersine şöyle demeleri daha olası: Cehenneme kadar yolun var. Bundan sonra özellikle 'yapay zeka' diyeceğiz."
Kaynak: DW Türkçe


