Fon krizi sonrasında güvenin yeniden sağlanması gerek
Özet haber: Dönüşen Liderlik Zirvesi’nde son dönemin en önemli konularından biri olan fon krizine, özel bir oturum ayrıldı.

EKONOMİ Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Talip Aktaş’ın sorularını yanıtlayan Anadolu Yatırım Genel Müdürü Nuri Sevgen, sürecin yaklaşık 800 milyar TL büyüklüğündeki 131 fonu kapsadığını, bu tutarın yaklaşık 300 milyar TL’sinin iki büyük para piyasası fonunda bulunduğunu söyledi. Sevgen, güven kaybının portföy yönetimi sektörünü geriye götürdüğünü, aracı kurumları da etkilediğini kaydetti. Borsada günlük işlem hacminin yaklaşık yüzde 30 düştüğünü aktaran Sevgen, inceledikleri 53 aracı kurumda yaklaşık 7 bin 700 kişinin çalıştığını, maliyetlerin ortalama yüzde 44’ünü personel giderlerinin oluşturduğunu belirtti. İşlem hacmi ve komisyon gelirlerindeki gerilemenin istihdam üzerinde baskı yaratacağını söyleyen Sevgen, çalışanların yüzde 30-40’ının işsiz kalabileceği tahmininde bulundu. Sektördeki küçülmenin finansman kanallarını da etkileyebileceğini belirten Sevgen, dalganın faktoring ve bankacılığa yayılma riski taşıdığını söyledi.
Para piyasası fonlarında oluşabilecek kayıpları değerlendirirken pay repo işlemlerine dikkat çeken Sevgen, hisse senetlerinin teminat gösterilerek finansman sağlandığı yapıyı bir örnekle anlattı. Değeri 100 birim olan hisse karşılığında 80 birim kaynak alınabildiğini, bu parayla aynı hisseye yönelindiğinde fiyatın ve teminat değerinin yükseldiğini belirtti. Artان teminatla yeniden kaynak sağlanabildiğini belirten Sevgen, yüksek getirinin fonlara yatırımcı çektiğini söyledi. Fiyatlar düştüğünde teminatları nakde çevirmenin zorlaştığını belirten Sevgen, söz konusu fonlarda yaklaşık yüzde 30 zarar olasılığı gördüğünü aktardı.
Kriz yönetiminin tek elden koordine edilmesi gerektiğini vurgulayan Sevgen, güven sağlanamazsa likidite sorununun sistemik riske dönüşebileceği uyarısında bulundu. Mevzuat ve düzenlemelerin yeterli olduğunu, sorunun zamanında müdahale edilmemesinden kaynaklandığını savunan Sevgen, hisse fiyatlarındaki düşüşün hızlı toparlanma anlamına gelmediğini söyledi. Sevgen, ucuz görülen bir hissenin altı ay aynı fiyatta kalabileceğini ifade etti.
Likidite ihtiyacı nedeniyle olayla ilgisi olmayan şirketlerin hisselerinde de satış yaşandığını kaydeden Sevgen, uzun vadeli fırsatların değerlendirilebilmesi için belirsizliğin azalması ve güvenin yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı.
Kaynak: Ekonomim

