Serkan Bayram’ın AK Parti’ye aklanma çağrısındaki hata
Özet haber: AK Parti milletvekili Serkan Bayram aslında alelâde doğruları konuşmuştu.

AK Parti milletvekili Serkan Bayram aslında alelâde doğruları konuşmuştu.
“Engelli kardeşlerimin hakları Fatma Betül yesin diye mi ellerinden alındı, bedelini ödesin” cümleleri kurmuştu.
“Genel başkan yardımcılarından, bürokrasiden, bakan yardımcılarından” kim varsa hesabı sorulmasın mı? Sorulması gerektiğini söylemişti, hepsi buydu.
Adâlete güven, kanun önünde eşitlik sağlanmazsa yabancı sermaye ve yatırım gelmez, gelmiyor da, kaçıyor diye yazıklanmıştı.
Bir AK Parti’linin yönetim yanlışları üzerine uyarıları, hayıflanmaları ve doğrusunu yapmaya çağırmalarından ibaretti.
Ama iktidar partisi milletvekilinden bunları duymaya alışık olmadığımız için çok yankılandı.
Söylediklerinde bir art niyet, iktidarlarını kötüleyerek zarar verme kastı yoktu. Partisinin de ülkesinin de iyiliğini, yanlışların düzeltilmesini istiyordu.
Fakat ne olduysa Serkan Bayram, özür dileyerek geri almak zorunda bırakıldı.
Bir o mu? Fon dolandırıcılığını evdeki çürüklerden temizlenme fırsatı görüp üstüne gitmeye çağıran iktidar yanlıları hedefte.
Kitabın ortasından konuşanlar; herhalde örnek olmasın, serbest zannedilmesin diye bastırılıyor, susturuluyor, püskürtülüyor.
Ancak fon vurguncularının savunulacak tarafı da bulanamadığndan, ağızlara sorumluluğu savuşturma safsatalarının en saçmaları dolduruluyor. Sanırsam Siyonist İsrail’le emperyalist ABD’nin AK Parti’ye seçim operasyonu olduğu... Tahminime göre MOSSAD ile CIA’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kumpas kurduğu... Yanlış bilmiyorsam ekonomik darbe tezgahlandığı... Hatta ulaştığım çok gizli bilgilere göre, asıl hedefin ve mağdurun millet değil iktidar olduğu gibi gülünç mavralar...
Doğrucu Davutların hatası, seçimlerin din savaşı olduğunu unutmaktan geliyor sanki.
Dünyevi iktidar mücadelesini din mücadelesi, muhalefet partilerini zâlim din düşmanı, seçimi de din savaşı gibi gösteren fetvayı mı atladılar?
Hani, yanlış yapmak düşmana koz, iktidara zarar vermezken o yanlışları eleştirmek veriyordu.
İlahiyat hocası Hayrettin Karaman, seçim zamanı Yeni Şafak’taki köşesinde şu başlıklarla ortaya koymuştu...
“Ahlakçılar da 17 ve 25 Aralık arifesinden beri yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, adaletsizlik ve liyakatsızlıktan yoğun bir şekilde söz ediyorlar (Sanki bunlar daha önce yok idi!).
...bunlar ahlakı istismar ediyorlar. Ortada fol yok, yumurta yok, işleri güçleri olanı abartarak ve ikna edici bir alternatif de sunmadan mevcudu yıkmaya uğraşmaktan ibaret.”
“...asıl maksadım, yalnızca doğruyu söylemenin yetmediği ve her zaman caiz olmadığı...
...düşmanın, zalimin, kötü niyetli kimselerin işine yarayacak doğruyu söylemek fazilet değildir.”
“...ahlak, liyakat, adalet, hakkaniyet bakımından arızalar, eksikler, çürüklükler oluyor, iyi niyetli bazı insanlar da...Doğrucu Davutluk adına olur olmaz zamanlarda biraz da abartarak ve genelleme yaparak şikayetlerini yayıyorlar.
Dostlar, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak akla ve hikmete uymaz.
Savaş sırasında âdî suçluların cezası infaz edilmez ve biz zalimlerle savaş halindeyiz.
Doğrucu Davutluk adına düşmana fırsat vermek ve bindiğimiz dalı kesmek de makul ve meşrudur diyemem!”
Bu eksikler, aksaklıklar, suiistimaller, nefse mağlup olmalar, mal-kadın- mevki imtihanını kaybetmeler, vazifeye... yoksul başlayıp haram-helâl demeden zengin olmalar… yirmi yıldan beri değil, bin yıldan fazladır var!
Eski zamanlarda bunları dile getirenlerin dillerini kesiyorlardı, şimdi hiç değilse yalnızca uçlanma yolu tıkanabiliyor.”
Serkan Bayramların adâlet, aklanma, kendilerinden yanlış yapanları da hukuken cezalandırma çağrısındaki hatayı bu ilke açıklayabilir belki.
İlke açık; o çağrı ancak ve sadece muhalefet için yapılabilir.
Doğrucular; ‘din savaşındayız ve kötüler bizdense cezası infaz edilmez’ hükmünü ıskalıyor.
‘Bizden’ olanlara uygulanacak tarife, kenara koyup yola öyle devam etmek.
Öbür türlüsü muhalefete koz ve iktidara zarar vereceğinden, seçimler de din savaşı olduğundan Hayrettin Hoca’ya göre dinen sakıncalı. Dillerinin kesilmediğine şükretsinler, sesleri derhal kesilmeli.
Bayram’ın söyledikleri, AK Parti’ye eksi değil artı yazmıştı oysa. İktidarın, içindeki doğruculara hâlâ kulak verme ihtimalini düşündürdüğü için.
Demek ki yanlışa yanlış demeye hiç sıra, yolsuzluk gibi “âdi suçlar”ı işleyen bizdense yargılamaya hiç uygun zaman gelmeyecek.
Kaynak: Karar
